Anasayfa > ARB Blog

Blog

Eki14

Bir Ironman daha biter

 |  Kategori: Haberler  |  Yorum: 2 yorum

etiketler  Ali Riza Bilalironmanfit in timeTrekPolarV800on shoescloudrunner

Bir Ironman daha biter

Yagmur ince ince yagiyor.Disarisi tüyler ürperten derecede soguk.Hava kalkmak için çok karanlik.Çalacak alarmdan önce uyanmisim.

Nasil kalkacagim daha biraz önce idman bitti de yattim sanki.Sabahim körü ile degil hala gece diye düsünürken alarm aci aci kulagimin dibinde çaliyor.Kalkmamak için direniyorum. Ince ince yagan yagmurun sesi kalkmamak için bahaneler yaratirken duygusal taraflarimda; mantigim “hadi kalk pedal bas daha çok geridesin.Yoksa çok aci çekersin” diye inim inim inliyor tüm bedenimde. Ne giyecegimi aranmak bile dert. Elimde bisikletim kapidan çikarken esen rüzgar önce yüzüme sonra iliklerime isliyor.Yagmur  kaskin havalandirnma deliklerinden saçsiz basimi islatip kazinmis olan tüm tüy ve killarimi dimdik ediyor nasil oluyorsa.ilk pedallar dertli.Yokus asagi inerken kaslarim sicak yataktan neden çiktin ki sorgusuna çekiyor mantigimi. Mantigimin cevabi hazir: Birazdan yokus tirmanacaksin ve isinacaksin ha gayret. 

Aylar bu ha gayretlerle geçiyor.Özellikle sona yaklastikça, aylarin yorgunlugu ile kavrulmus bedeni yataktan söküp almak daha da zorlasiyor. 

Bu yil, daha bir özenli, düzenli planli hazirlandigim Ironman Chattanooga yarisina.Geçen yil sezon kapatmak istemeden hazirlanmak istedim.Agustos ayindaki Ironman Kalmardan sonra Kasimda Phukette yari mesafe ironman sonra Mart ayinda Abu Dhabide triatlon Haziranda Lüxembour 70.3 ironamn ile hiç bos birakmadim kendimi.

Bu süredeki amacim Ironman mesafsinde ki maratonu hiç yürümeden bitirebilmekti.Ayrica geçen senelerden daha iyi bir derecede yapmam gerekiyordu kendimce.Burdan yola çikarak Kosan Adam lakapli Kemal Özdemirden kosu idmanlarim için destek aldim.Sagolsun her idmanimdan sonra aradi sordu takip etti.Motive etti.Onun kadar motivasyonu yüksek bir antrenör daha tanimadim.Maraton idman kismini Kosan Adam ile çözdüm. Simdi sira bisiklet ve yüzme idmanlarindaydi.

        

Maalesef kemiklerim agir ve kas yüzdesi triatlere göre çok olan bir bedenim var.Neredeyse hiç bacak çirpmadan kol çekerek yüzüyorum. O zaman dedim ki kendime “yüzmede çok gelisim yapip çok yorulup anca bir kaç dakika kazanabilirim.Ama o birkaç dakikayi maratonda veya bisiklette rahatça kazanmam olasi”.Bu yüzden  kendi yüzme programimi gelistirdim. Daha çok dayaniklilik üstüne çalistim. Zayif oldugum taraf, uzun yüzmeyi sevmiyordum.Çünkü iyi yüzemiyordum. Öyleyse gittikçe artan bir program yazmaliydim kendime.Öyle de yaptim.

Bisiklette ise twinsim kardesim Bahadir Issevenden yardim istedim.Sonuçta ben de spor okudum antrenörüm. Ama biliyorum ki ne kadar iyi bir antrenör olursan ol hiç bir zaman kendine iyi bir coach olmazsin. Disaridan birilerinin gözlemesi lazim. Bahadirla birlikte bisiklet programimi olusturduk. Içine de pro ironmanlerin yaptigi Big Sunday denilen similasyon idmanda koymayi ihmal etmedik.

Vücudum agir olsada kuvvet idmani yapmak gerekiyordu.2 yildir alet yapmiyorum. Daha çok TRX ve fonksiyonel idman çalisiyordum.Bu yil sponsorlarimdan Fit in Time’in Miha Bodytec teknolojisi ile haftada iki kere idman yaptim. Biri genel kuvvet digeri çabukluk. Çabukluk idmanlarini da bir hafta bisiklet üstünde trainerde digerini kosu drilleri ile uyguladik

   

Ha gayretlerle geçen 2,5 ayin ardindan Göksu ile birlikte 3 uçusla Chattanoogaya vardik En büyük korkum jetlag olmakti. Bu yüzden uçakta devamli sivi aldim.Hareket ettim.Uyumaya çalistim.Indigimde kendimi çok iyi hissediyordum.

Bir yil önce Isveçde beraber yaristigimiz Önder Aniltrürk bana “AliRiza seneye USA da ilk kez yapilacak bir ironman var. Hemde düz parkur diyerek beni tavlamis; kayitlar açilir açilmaz kayt olmustuk.

Iste bu iyi niyetli arkadasim J Önder ile Chattanooga da bulustuk.Elimizde bisikletler daha yaris yerine giderken lokal bir TV kanalinin bizimle röportaj yapmasi garip bir biçimde orda taninmamiza sebep oldu.

Üstüne tiklayarak seyredebilirsiniz

 

Hatta yolda giderken aa siz tv ye çikan Türkler degilmisiniz diyenlerden tutun, pizzacida bizi taniyip masaina misafir edenlere kadar.Hatta bu misafir eden anne kiz yaris sabahi 06:00 da yaris yerinde izlemek için hazirdilar.Stacy kendine ve Göksu ya bizi takip edebilmeleri için bir bisiklet getirmis.Tüm maraton parkurunda takip ettiler.Amerikalilarin misafirperverligi ve arkadasliklari dogrusu beni çok sasirtti.

 

Yaris sabahi Önder, tek destekçimiz Göksu ve ben otelden kör karanlikta çikip expo alanina vardik.Bisikletlerimize sularimizi yemeklerimizi yerlestirip body mark yaptirdik. Bu arada dip not:Amerikada kollara numara, kalfa ise yasinizi yaziyorlar. Rakipleriniz sizi, siz rakibinizi görün diye J

 

 

Daha sonra hep filmlerde gördügümüz school bus’lara binip yüzme startina gittik.Yüzme Tenessee nehrinde hafif akintiyla beraber yüzecegiz. Wet suit serbest ama wet suitle yüzerseniz dereceye girmeniz halinde madalyaniz verilmiyor. Veya dünya sampiyonasina girme hakkini yitiriyorsunuz. Bizim su an için böyle beklentimiz yok ama madem demiradamiz wet suitsiz yüzelim karari aldik.

Yüzmede toplu veya yas gruplari starti yok. Uzun bir kuyruk var. Bayagi uzun yaklasik 3000 kisilik bir kuyrugu gecenin karanliginda hayal edin.Iskeleye gelen atliyor suya basliyor yüzmeye. Nasil olsa herkesde chip var.Böylece harala gürele yüzmede pek olmuyor.

Iskeleye gelirken bagiris çagiris seyirciler arasinda Göksu ve Stacy görüyorum ellerimi kaldirp bir poz veriyorum.3 bes adim sonra Önder kardesimle birbirimize iyi yarislar deyip kucaklasip daliyoruz Tenessee’nin çamurlu sularina.

Ilk defa pro bir gözlükle yüzüyorum. Hep gözlerimi acitir diye korkardim.Arena sagolsun wet suit,gözlük mayo gibi tüm yüzme aksesuarlarima destek oldu. Bu gözlük harika.Nefes alirken saga sola döndügümde gözüme günes de girmiyor.Korumali camlari. Ayica cami iki kisimli. Alta ve öne baktiginda ona göre açi yapmislar. Küçücük gözlük deyip geçmemek gerek.

Heyecandan midir nedir çisim geliyor. Durmamamda lazim. Nasil yapayim nasil yapayim derken hadi ARB rahatla diyorum aç bacaklari çok yavas çirp sakin ol sakin ol derken sala sala yüzüyorum. Artik geriden gelenlere bereket olsun diyerek. Belki beni de bereketlemislerdir bilmem J

Parkurda bir de ada vardi.Ondan sonra 3 adet köprü geçip hizli bir sekilde finise çikmak lazim. Ada sagimda.Kafayi kaldirip köprüyü görüyorum.Sunumda kara tarafindanki ayaktan degil ortaya yakin ayaktan yüzün daha iyi akiyor demisleri.Oraya yöneldim. Hop birinci köprü 2. derken 3 den onra aniden sola karaya kirdim. Zaten kalabalik.Sesler bayraklar müzik bayram yeri gibi.

58dk da sudan çikiyorum. Mark Spitz’im mübarek.Normalde 1.15 yüzecegim yeri akintiyla 1 saat alti geliyorum. Ama wet suitsiz. Bence normal suda wetsuitle 1.10 rahat gelebilirdim.Himmm yüzme gelismis aferin ARB diyorum kendime.

  

Kulaklarimda tikaç var. Göksunun sesi kisilmis bana bagirmaktan yüzme çikisinda.Ama duymadim.güzel bir karemi  yakalamis ama çok sevindim.

 

 

Kosarak tormabi alip çadira daliyorum. Hizlica ayakkabi kask vs. giyip bir jel çakiyorum. Kosarak bisikletimi alip durmadan atliyorum üstüne.

Artik ver elini 186.5 k.

Yaaa 180k degil. Tarihin en uzun ironmanini yapacagiz. Bisiklet parkuru 186.5k

Tenessee eyaletinden Gerorgia eyaletine kadar bi uzanip gelicez.

Bisiklette kontrollü gitmeye çalisiyorum. 32/33kmh diye belirledigim hizim 34/35 lerde seyrediyor.Ancak çok yorulmadan ilerliyorum. Ohh be diyorum iyi idman yapmisim. Kosuda kazandigim hiz bisiklet kadansimida gelistirdi.Iyi bir tempo oturtmusken arkadan bir ses “Bro naber” diyor. Önder bu.Biraz lafliyoruz. Nedense hiç motorlu hakem yok. Darft yapanlar var.Bizde bir birimizden kopmamak adina beraber ilerliyoruz.Kah ben onun arkasinda saginda solunda kah o benim.Ancak Önderin temposu yüksek bacaklarimda yorgunlugu hafif hafif hisseder oldum.Bu kötü.Böyle giderim gitmesine ama maratonda hosafim çikar.Bunu düsünerek kesiyorum.Önder uzayip gidiyor. Çok saglam çeviriyor.Bakiyorum birlikte gittigimiz sürede 37 kmh gitmisiz.

Bir kaç yerede asfalta kum dökmüsler filmlerde gördügümüz cowboy sapkali Sheriff’ler kumlarin yanlarindan geçmemiz için isaret veriyorlar.Nedense buralarda çokça lastik patlatan görüyoruz.Sonradan ögreniyoruz ki Georgia  ile Tenessee iyi geçinemeyen eyaletler.en azindan ben öyle diyorum.Niye mi ? Zamaninda Chattanoogalilar Georgialilarin trenini kaçirmislar. Sonra Georgialar kaçirmis.Aralarina ezeli rekabet var.Futbol maçlari falan deli isi olmus.Laf o ki Georgiada da ayni gün Ironman yarisi var. Ondan midir ezeli rekabetten midir bilinmez kendi eyaletlerinden biz geçerken yerlere yag ve çivi dökmüsler. Farkeden Sherrifler yerlere kum döktürmüs. Lastik patlatanlarda  o yüzden. Traji komik yani.Ayip kardesim Kasimpasada mi bisiklet sürüyoruz.

 

Bir kasabadan geçiyoruz. Acayip tezahurat.Sadece iç çamasili ve onda da “iç lastik var” yazan adamlar mi ararsiniz,yiyecek içecek dagitan mi arasiniz,yedek sisirme tüpü dagitan mi ? Allahim ne sirin ne sicak su Amerikalilar diyorum bir yandan yag çivi at yerlere diger yandan azami yardim et.

Yaris öncesi pro bir antrenörün dedikleri aklima geliyor.”Bisiklette en az iki kere isemelisiniz” Yani çok iyi sivi alin beslenin.Bu sefer beslenme programimi hiç aksatmiyorum.Çok iyi yiyip içiyorum.2 kere durup tuvalete gidiyorum.Keske yüzmede yaptigim gibi bisiklette giderken salsaydim.Önder giderken salmis.Sonradan aklima geldi.”Yaw Önder yaris sonrasi sidikli sidikli mi sarildik birbirimize ?”

 

2 büyük tur ve 2 kisda koldan olusan bisiklet parkuru bugi bugi gibi. Ne dümdüz ne çok çikisli. In çiklarla dolu. Ama süratli sayilan parkurlardan. Eh madem 6.5km daha fazla binecegiz biraz hizli olsun dimi ?

Ilk Ironman’imi ve hiç unutmadigim bisiklette 62. km gelen aglama krizini hatirliyorum bir anda.O anda bir hiçkirik geliyor bir sey dügümleniyor bogazima.Film seridi gibi geçiyor son bir kaç ay gözlerimin önünden.Ayni Cole de Vence tirmanirken dedigimi diyorum yine. “Dur aglama daha çok var”.

 

Sonlara dogru Önder bromun 37 ortalamasi bacaklarimda yorgunluk hissiyati olarak katmadegerli bir biçimde dönüyor bana.Güzelce bi aniyorum Önder’i.Ortalamami biraz düsürüp maratona sakliyorum. Ama biliyorum ki bu yorgunluk geldi ya bir kisim is isten geçti.Kosarken bana fazlasiya KDV gelecek.

 

186.5 k yi 5 saat 35dk da geliyorum. Ben 5.40 hedeflemistim Ama 180k’yi. Bi afferin daha ARB ye.Hedefimden daha iyi geldim.

 

Hizlica iniyorum bisikletten. Bu yarista gönüllüler bisikletleri aliyor elimizden. Kosu torbami alip hizlica degisim çadirina giriyorum. Aklimda hep “yavas, sakin ol” var.Kendi kendime sakin ol diyorum.Önünde maraton var. Yavas yavas giyiniyorum.Jelli kemerimi takiyorum.Elime tuzlugumu aliyorum.Çadirdan çikiyorum. Yine gönüllüler var. Günes yagi sürüyorlar. Bu sefer ihmal etmeyip sürdürüyoum.

 

O pro antrenörün dedikleri kulagimda. “ilk 1 mil çok ama çok yavas gidin.Ayaklariniz alissin.Zaten ilk 500m yokus yukari.Parkurda bildigim bir yerde 1.6km tirmanis. Hemde 2 defa dönecegiz.

Kosuya baslarken Stacy ve Göksyu görüyorum. Çilginlar gibi bagiriyorlar bana.Yanlarindan geçerken bir öpücük konduruyorum bir sürü alkis kopuyor. E maraton kosacaz moral lazim.Bir süre Göksu çimlerden kosup fotografimi çekmeye çalisiyor. Bir ara Dilek Baytan’in bana Norveçte yaris sirasinda yaptigini yapacak saniyorum. “ARB dur dur resmini çekicem”

 

Yokusu yavas yavas tirmaniyorum. Hiç hizlanmadan sallana salllana. O da ne yerde “Seni Seviyorum ya sen ve Babiso kos Atlas” yazilarini görünce bir göz yasi seli geliyor.Bir sonra ki adimda Haydi baba diye Önder için yazilmis yazilar iyice aglamam sebep oluyor.Göksu Stacy ile birlikte tebesirleri alip benim Isveçte yaptigim gibi maraton parkurunu dösemisler.Ne yazilar, ne motive edici seyler. Gerçekten gaza geliyor insan.Tekrar tekrar tesekkürler.

     

Nehir boyuna gelince bir plan yapiyorum.Ilk 10k 6 pace gideyim Vücudum alissin.Öyle de yapiyorum.Ancak nehir boyundan dönüp çeveyoluna çikinca yol hem sevimsizlesiyor hemde düz gibi görünen yol aslinda çok hafif bir egimle yükseliyor.Çarki paslanmis bir degirmen dönerken inler ya. Iste öyle bir inleme yaptiiyor bu yokus.

 

Bu yolun sonu sehir merkezine gelip nehir üstündeki köprüden karsi tarafa geçiyor. Köprüye girmeden bes altiyüz metre önde Go Aliiii Gooooo diye çiglik çigla bir ses duyuyorum. Stacy’nin annesi elinde eldiven yerlere atilmis su bardaklarini toplarken bana bagiriyor.Gülümseyip elimle onu  isaret yumrugumu kalbime vuruyorum. Çok konusmiim ki nefes gitmesin.Hem de güzel isaret Amerikanvari J

   

 

Derken bir bisikletli yanimda peydah oluyorum. Haydi sevgiliiiiim diye. Göksu bir road bike üstünde. Sanirim Stacy ona bisiklet vermis. Gerçekten de öyle.Hem kendi dag bisikletini ve yaris bisikletini getirmis bizi takip için. Inanilmaz di mi?.Ayni Türkiye.Çok degisik duygular. Inleten yokustan sonra insanin birden sevdigini görmesi çok güzel. O sirada çiseleme basliyor. Aaa ne güzel diyorum günes yagi sürmüstüm tam oldu.

Göksu bir süre benimle geliyor. Ama pace vermek yasak. Yani tempo veremez.Diskalifiye olmayayim diye “askim artik gelmiyorum dönüsünde yine yanindayim” diyor. Kafa salliyorum.

 

Yagmur iyice artiriyor siddetini.Artik önümde 1.6k lik bilmemne bulvari var.Ha gayret diyorum.Bismillah çekip basliyorum tirmanmaya.Her adimda Önder kardesimi aniyorun. “Bro ilk yaris dümdüz hemen kayit olalim”

Tepeye çiktipimda asagidan üstüme üstüme glen yüzlerce insan görüyorum. Amann.Inis daha uzun ve dik. Burayi mi çikacagiz ?

Hop daha tam inmeden sola dönüyoruz.Ama aklim oranin dönüsünde.Ve burayi 2 tur dönecegiz.Hay Allahim maraton  yarisinda bile böyle yokus olmaz kaldi ki bu ironman.

Bir ara yine torba sikisiyor benim. Salmiiimde adam gibi wc ye gireyim diyorum. Yaptiktan sonra klozet kapagini kapatip oturuyorum. Terden ve yagmurdan sapkanin tereginden sular akiyor.Of ne yoruldum diyorum.Harbi zor yokusmus derken bir anda “Hoop ARB napiyorsun yaristan kalk” diyorum. Hop kalkip kapiyi açtigm gibi kosarak devam ediyorum.

2 kusur k lik yokus asir gibi Maalesef bir sürü triatlet gibi bende yürüyorum.Hay lanet yürümeyecektim hiç bu maratonda diyorum ama gerçekten su an kosacak gibi degilim..

 

Tekrar nehrin karsi tarafina geçiyorum. Bu büyük tur 20k kadar.Karsiya geçerken Göksu yine yanimda bisikletiyle destek oluyor. O da sirilsiklam.Hadi diyor az kaldi. Kollarini çek.iyi gidiyorsun diyor. Içimden biliyorum ki yavasim.Yokuslarda çok zaman kayettim.Hedefim 4 saat 15 dk gibi kosmak.Ama bu tempo ile çok gerisindeyim.

Nehir kiyisina tekrar geldigimde moralim düzeliyor. Burasi dümdüz.Bir tempo tutturup yasitlarimi geçmeye basliyorum.Bir ara onlar beni sonra ben onlari bu sekilde gidiyoruz.Allahin belasi çevreyoluna çikmayi hiç istemiyorum.Düz gibi görünen ama inleten yol.Aci kaçinilmazsa zevk almam lazim.Iste çevreyolu.Hadi ARB diyorum bu çevreyolunu bitir.Bir daha gelmicem buraya.Yok ölsem gelmem ne isim var.Hadi çek kollari.Sag elinde ki tuzu yala.Tekrar çek kollari.Hadi ARB bak bir daha gelmicen buraya diye diye tuz yalaya yalaya ilerlerken sonuna geliyorum. O sirada beni geçen iki bayan atletin kalflerinde P harfi görüyorum. Ne diyorum ki isimlerinin bas harfimidir dövmemidir derken sekersiz kalmis beynimin ufacik bir kirintisi kiprasip veriyor sinayli.

Olm Pro demek lan bu.

Ana !

Iki pro bayan simdi mi geçiyor beni ? Yari maratonu devirdikten sonra ? Zorlasam gidermiyim onlarla ?Acaba ne kadar prolar ? Lastikleri falan mi patladi derken hop nehri yine geçiyorum.

 

Göksu yine yaninda Hadi sevgilim çok az kaldi diyor.Çok konusmuyorum.Harcamayayim gücümü.Öpücük yolluyorum ona.Hadi diyor ben finisde bekliyorum seni.

Yagmur artik biraz daha az.,

Önümde yine 1.6k’lik bilmemne bulvari.Aklima yine Önder bro.

Çek kollari ARB.Durma yürüme.

Bir iki adim yürüsemde kosarak çikiyorum.

Sola dönüp küçük kasabacik içine girdigimde içimden bir pizza istegi yemek geçiyor.Beni bilen bilir pizzaya bayilirim. Ama kardesim yarista ne is derken bir seyirci elinde kocaman pizza kutusu bir yarisçiya sesleniyor al filan diye.Hiç istifimi ve tempomu bozmadan kaldirimia cikip kutunun içindeki kocca sarimsakli ekmegi ikiye bölüp büyük parçayi alip kosuyorum.Arkamda ki kahkahalara ve tezahurrata arkami bile dönemden elimi sallayarak devam ediyorum.Zira o büyük parçanin yarisini agzima tikmistim bile.

Simsicak sarimsakli ve tuzlu ekmek öyle iyi geliyor ki anlatamam. Onun mutlulugu ile yemyesil golf parkuru ve nehir manzarasina bakarak kosuyorum.Kilometrelerdiri arkali önlü kostugumuz yasitim iki yarisçiyi bu mutluluk sayesinde geride birakiyorum.

Ayaklarim On Shoes sayesinde rahat.Ne kronik kalça agrim var artik nede baska bir sey. Ayakkabinin dizayner’i ironman olunca ayakda rahat ediyor

Ama aklim 2 kusur km lik deva yokusta.Hadi ARB diyorum. Bir yokus ve sonrasi bitis.Bir istasyona girerken aklima tavuk suyu çorbasi dagitacaklari geliyor. Ama hava kararinca dagitacaklardi.Havanin kararmasina da daha var.Ama yinede bakayim derken istasyon da teneke kutulardan açarken görüyorum. Yapisiyorum birinin eline.Allahim içtigim en güzel tavuk suyu çorbasi.Tel sehriyesiz ama olsun ilik gibi geldi.Ironmanyarisinda da tavukz suyu çorba içecegim hiç gelmezdi aklima.

Yokusuma konsantre oluyorum.Viraji dönünce bakisiyoruz bi kendisiyle. Cenke gidecek asker gibiyim.Vazifem bir kosu tirmanmak.Ama o “bir kosu” terimi her evdeki hesaba uymuyor.

Ama ben uyduruyorum.

Ilk turda yürüdügüm yokusu sarimsakli ekmegin tadi,tel sehriyesiz tavuk suyunun tuzu ile kosuyorum. Belkide finise gittigimden midir bilmiyorum.

O yokusun tepesine bir fatih edasiyla çiktigimda tamam diyorum oldu bu is.Yokusun tam asagisinda bir istasyon daha var. Bekle beni tavuk suyu deyip inil takimlarini açiyorum.Önce bir tane altlik içip üstüne cila için bir tane yedek aliyorum. Hiç bir damlasi dökülmemeli.

Kasaba içinden geçip köprüye girerken çok mutluyum. Tempomu artiriyorum.Yeni Polar V800 üm hiç bir animi kaçirmadan kaydetmis.Hizimi 5 pace gösteriyor.Tavuk suyu bitti hizlan ARB. V800 sinyal veriyor 4 küsür pacelerdeyim.e artik bitiyor patlat bakalim ne var ne yok.iyice hizlaniyorum. Basta sallanarak çiktigim yokus artik  inis seklinde.Bir bagiris çagiris önümdekileri sise geçiriyorum.Bir ARB bir Amerikali bir ARB bi Alman bi ARB bi bilmemnereli.V800 isyanlarda en son rakam 3.47 pace.

Bitise girerken mavi halida cosuyorum..Hedefimde girecegim bitise.Aylardir buna hazirlandim. Insanlar bagirdikça kosarken sevinçten bende bagiriyorum. Artik bu sevinç mi aylarin  süren idmanlarin bitisini haber veren haykiris mi bilmiyorum. O kadar kalabalik içinde bayragimizi görüyorum kan kirmzi sallaniyor.Göksu salliyor.O hizda bile göz göze geliyoruz, aliyorum elinden bayragi üzerimde dalgalandirarak kosarken 3 yildir asina oldugum ses yankilaniyor kulaklarimda Ali Rizaaaaaa from Turkey You are an Ironmaaaaaaan.

  

 

Önce Göksu ve Stacy ile kucaklasiyoruz.Çok mutluyum.Hedef derecem 11:15  ile 11:30 arasiydi. 11:28 de geliyorum. Hem de 6.5 k uzun olmasina ragmen. Geçen seneden tam 1 saat 15dk daha iyi.

 

Hala ayaktayim Önderle kucaklasiyoruz.Cola içiyorum pizza yiyiorum.Okadar iyiym ki anlatamam.Bir kaç fotograf çekimi sohbetten sonra 1,5k ilerdeki otele gidip hemen bisikletimi söküp çantalaiyorum.Dusumu alip giyiniyorum.Tekrar yearis yerine gidip New Yorka transfer etmeleri için TriBike organsizasyon sirketine birakiyorum. Ordan da yemege ve içmeye giderken sunu düsünüyorum.

Çok iyiyim.

Haftaya bir daha yaparmiyim ?

 

Belki bir süpriz yaparim.

 

Her yazimin sonunda oldugu gibi olmazsa olmaz tesekkürlerim var.

Bu yil bana inanip hiç bir destegini esirgemeyen Fit in Timemarkasindan Muhittin ve ibrahime,

Uzun yillardir çesitli yarislarima destek verenColumbia markasina ve ürünlerine

Ülkemizde daha çiçegi burnunda bir distribütörken hiç düsünmeden maddi manevi destek olan ON Shoes ve Erol’a

Teknolojisi degistikçe destek veren Polar Türkiye ile en yeni  model V800’e

Her zaman yanimda olan Trek Türkiye, Sami,Baris,Yaver ve süper sohpetleri için Izzet abiye

Çok yeni destekçim Arena’ya

Kosu idmanlarimda bana tempoculuktanda öte arkadaslik yapan Mehmet Boztepe’ye

Kosuda bana hizi ögreten,kosmami gelistiren çok iyi bir motivator olan dostum antrenörüm Kosan Adam Kemal’e

Twinsim Bahadir’a

Hafta sonlari ben idmana giderken arkamdan aglamadan bekleyen oglum Atlas’ima

Sevgilim Ironman’im Göksuya binlerece kere tesekkür. Iyi ki varsiniz.

 

Daha ayrintili fotolar için tiklayiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Bu yazı hakkında toplam 2 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Somer T
Yazan: Somer T   16.10.2014 18:15:01 - 18:14:47Tebrikler, olayi o cok iyi ozetlemisiniz. Kisisel eforunuz ve ayni ozende yazdiginiz yazi icin tebrik ve tesekkurler. Aile, is, sosyal hayat arasinda ruhunu spora kaptiran cok kisiye ilham kaynagi olup ayni zamanda yol gosteriyorsunuz. Sonraki yarislar icin simdiden kolay gelsin. Somer
Onder Anilturk
Yazan: Onder Anilturk   21.10.2014 17:44:19 - 17:44:12Brom! bu raporun cok guzel olmus, dedigim gibi, annemin pilav koftesi gibi, yavas yavas keyifle okuyup, kofteleri sona birakarak, okudum. Her ani tekrar seninle yasadim. Banada sana oldugu gibi surpriz olan bu zorlu parkurda, cok guzel seyler yaptik. Ironman olmak demek zaten bu, onune ne engel gelirse, dogru kararlarla en optimum seyi yaparak bitise gelmek. Seninle gurur duyuyorum, her dakikasi cok guzel ani oldu, daha guzel seyler yapacagiz ileride, darisi onumuzdeki sene yapacagimiz yarislara... Ben guzel anilarin yaninda, bir kardes kazandigim icin daha sevincliyim. Saglicakla kardesim!

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için