Anasayfa > ARB Blog

Blog

May27

Avusturya'da 15 Ironman

 |  Kategori: Haberler  |  Yorum: 0 yorum

Avusturya'da 15 Ironman

 "ARB hadi yine topla bizi hep birlikte 70.3 yarisina götür" demeleri üzerinden bir yil geçti

21 Hillside üyelerimizle 2 yil önce Norveç Haugesund'da  70.3 kosmustuk. Sonra herkes baska yarislara kayit oldu halfler fulller kostular.Tabii topluca bir yarisa gitmenin tadi hepsinin damaginda kaldi.

2015 yili ülkemizde de ironman yapilacagindan Hillside olarak tekrar bir program olusturalim,hep beraber motive olalim karari alidk. Eskiler yeni katilacaklarla kaynassin motive olsun.Hem Italyan hem de Trük triatlon milli takim antreönrü Andre Gabba ile programlari olusturma kousunda el sikistik.Her kulüpten programda görev alacak yüzme bisiklet kosu egitmenleri seçildi.Katilimcilar için italyadan Arena marka  trisuitler siparis edildi.Beslenme uzmani ile görüsmeler ayarlandi her ay Sanda SPA'da yorgunluk atacak sekilde düzenlemeler yapildi.

Andrea Gabba

Bu arada asil is hangi yarisin kosulacagi idi.Eski ironman üyeler Mallorca veya Aix Aint Provence diye konusurken ben -program direktörü motivatörü her ne diyorsak-  Barcelona diyordum.Incelemelerim sonucunda bu üç yarisinda parkurunun ilk defa yarisacaklar için fazlaca yokuslu oldugunu etüd ettim.Tabii bir yarisin parkuru kadar önemli olansa o yarisa ulasimin kolayligida önemli.Benzer tarihteki  St Pölten Avusturya yarisi diger yarislara göre daha az çikisli bir bisiklet parkuruna sahip ve ulasimin rahat bir yaris oldugunu gördüm.Ancak iki yil önce Avrupa da ki soguktan St Polten'de nasibini almis çok soguk göl suyundan dolayi yüzme etabi iptal olmustu. Ilk katilimcilar için bu riski almaya deger deyip hedefimizi St Polten olarak kararlastirdik.

4.5 ay boyunca 12 yeni ironman adayimizi egitmeye bilgilendirmeye idmanlarla seviyelerini üst sinirlara çikartmaya çalistik. Tabii sakatlanmalarina izin vermeden.Her hafta Gabba'nin yolladigi programlari çevirirken üyelere göre gerektigi zamanlara modifiye etmemizde gerekti.

Kurulan wassap gruplarinda gece gündüz bitmek bilmez soru yagmurlari,e maillerle gelen sorular, üyelerle egitmenleri daha çok birbirine bagladi. Zaman zaman çocukça sorulara güler olduk, ama biliyorduk ki sorulari bes yasinda ki bir çocuga 4 bilinmeyenli denklemi "al da yap" dediginizde karsilastirklari durumla es degerdi.Nereden bilecek ki bir bankaci krank nedir,draft nedir ? Hayatinda lastik mi degistirmis medikal müdürü ? Insaat mühendisi birck'in ne oldugunu çok iyi biliyordu tabii ama ancak yaptigi insaatta :-)

Yaris yaklastikça eskilerden bi kisim cayip baska yarislara kaydilar.Yinede 3 eski üyemiz bizlerle St Polten yarisina kayit oldu.Yarismadan önce F1 pistinde yapilan kis duatlonuna ve Tasucunda ki olimpik triatlona katildik.

Tasucu Olimpik Trialonu

Hatirliyorum da havuzda 20m gidip "hocam bu is olmayacak boguluyorum" diyende de kendimi görüyordum; 1 saat bisiklet üstüne 30dk jog seklinde kostuktan sonra "yok ben 90k binip 21 nasil kosarim olmaz ki, hiç bu kadar uzun mesafe bile yaptirmadiniz" diyende de kendi ilk zamanlarimi hatirlayip biyik altindan gülüyordum.Sonra hem motive etmek hem de isin nasil yapilacagini anlatmaya basliyordum.

Ama,

Yaris vakti geldiginde hepsi hazirdi.Belki bazilari kafaca hazir degildi ama bedenen hazirlardi.Kafalarinin hazir olmalari ise eminim ki ilk kulaci attiklarinda baslayacakti.

Öyle de olmus.

Hiç bir üyemizin duygu ve düsüncelerini bilemem.Herkesin hissiyati,aci esigi,zevk aldigi taraf farklidir.Ama biliyorum ki hepsi kendileri ile çok gurur duyuyorlar.Söylemelerine gerek yok gözlerinden,yürüyüslerinden anlasiliyor.Onla artik birer Ironman. Su anda yarimlar, ama biliyorum ki bir iki yila hepsi ironman olacak.Ayni eski abileri, ablalari gibi.

Haaa Yaris mi nasildi ? 

Buyrun:

Yarisin merkezi NV Arena/ Sport Zentrum  denen bir yerde.Burasi bir spor kompleksi.Stadyum,tenis,basketbol ve ne oldugunu ben dahi anlayamadim sahalari,yesillikler içinde kosu parkurlari ile çevrili cennet.

St. Poltende yüzme etabi gölde. Aslinda göllerde.Ilk göl, dibi görünmeyen içinden yukari dogru yesilliklerin fiskirdigi bir göl.Yas grubumda ilk kez yaris akatilacak Barbaros var.Takip etmem kolay zira kocaman sakali var.suya giriyoruz.Su soguk.Önlere geliyorum.Çünkü yüzmeye bu yil iyi çalistim. Geçen yil Lüexmbourgda 33dk da çikmistim. Bu yil idmanlarda daha iyi yüzdügüm için önlerde çikmayi istedim. 

Fakat evdeki hesap çarsiya uymadi.

Grupla birlikte önlerde hizlica çiktim.Farkinda olmadan çok hizli basladim ve bir kaç yüz metre sonra sikistim.Nabizm o kadar yükseldi ki birakacak gibi oldum.Daha önce bir Pro'nin Konada yüzme etabinda fenalasip yarisi biraktigi geldi aklima.Utanmasam birakacim o kadar yani.

 

Hadi ARB kurbaga yüz dedim kendi kendime.Biraz kuirbaga biraz serbest çok ama çok yavas yüzdüm.Serbeste dönünce her kulaçta nesef aldim.Biraz daha düzelince iki kulaçta bir.Biraz daha düzelince iç kulaçta bire döndüm.Arada Barbarosla yan yana yüzdügümü gördüm. Sakali hemen tanimama sebep oldu.

Ama esikte gitmem tabii ki zorladi beni.Kendimi yarisin gerisine saklamaliydim.1000 metrelik ilk göl etabini bitirip sudan çikarken önümde iki seksen yayilip düsen  sporcuyu da kaldirip devam ettim.Iki göl arasi yaklasik 300/350 metre.Kosmak gerek. Ancak bir köprüden kosuyoruz. Izleyicileri de düsünüp koörüyü ikiye ayridiklarindan yol dar. Sollamak imkansiz. Köprüden çikarmaz kardi deyip 5/6 kisiyi geçip ikinci göle atliyorum. Daha soguk ama kristal berrakliginda.Tüm dip görünüyor.Sanirim dipten bir akarsu vb. geçiyor.Yoksa ir göl bu kadar berrak ve soguk olamaz.

son 900m de  bu sefer daha hizli ve temkinli yüzüp karaya çikiyorum. Tam 38 dk.felaket.Aradki kosuada dahil ancak yinede ben,im için çok kötü bir skor.Tüm yüzme etabinda kafamda hedefledigim derecemi yapamayacagim diye kurdum durdum.5:08 kendime hedef koymustum.Ama 38 dk lik bir yüzme plani alt üst edecekti.

Ironman degisim alanlarinda hizliyimdir.Bunla da gurur duyarim.Ama bu sefer fena tosladim.Yüzmeden bisiklete 5 dakika 30sn de geçebildim. Hava biraz soguk ve yagmur yagabilir ( hava kapaliydi ) diye yelegimi giydim. Kolluklarimi takarken islak kolumda takildi ve bir türlü takamadim. Lanet kolluklarla vakit kaybettim.Bu da 5.30dakikama mal oldu.

Bisikletin ilk 25km'si otoyolda.38kmh ortalama ile gidiyorum Daha hizli gidebilirim ancak iki tirmanis var kendimi biraz oraya saklmalaiyim diye düsünüyorum.

St Polten bisiklet parkuru çok güzel.Manzaralar harika. Göller,yesillikler dereler akarsular.Seyretmeye doyamiyor insan.Oraya bak saate bak derken ilk yokus geliyor. Burasi daha az egimli bir yokus.Çok zorlamasa da ortalamami düsürüyor.Yine kendimi ikinci ve zor yokusa saklamaliyim deyip tam açmiyorum gazi.40. km de Sinan hocayi görüyorum lastigi patlamis kenarda onu degistiriyor.

Ikinci yokus 59./ 60. kmlerde.

58.km de hazirliyorum kendimi.59da tirmanmaya basliyorum.8kmlik dik tirmanis için gücümü bölüyorum. Hedef 67. km de yani tepede kurulmus olan adi station yani su istasyonuna canli varmak.Birinci, ikinci kilometre derken tam 3,5. km de aid stationa geliyoum.Nasil yani. Bitti mi derken.Bitmis.

 

Web sitsinde yazan 8k lik tirmanis 3.5k çikti.Hay Allahim bosuna saklandik o kadar. Kesse daha fazla bassaymisim.Tirmanidigimiz 3,5 gereçekten 3,5 attiracak kadar dikti ama kendimi saklamama gerek yokmus. Ortalama düstü.Tühhh.

Artik bitise dogru ; yokus asagi ve düz yolda averaji yükseltmeye çalisiyorum. Arada bir kaç damla yagmur atiyor.Bitise gelirken ayakkabilarimi pedalda birakip tam atlayacakken ayagim arkada ilk defa sele arkasaina taktigim suluga çarpiyor.Yere yapismadan hemen ayagimi biraz daha yüksege kaldirip atlayip kosarak giriyorum degisim alanina.Bisiklette çok km yapmak orasi burasi ile hasir nesir olmak düsecek olmami kurtariyor. Yoksa hakemlerin önünde yere yayilip omzu kirmak içten bile degil.

2:40 planladigim bisiklet etabini 2:45de geliyorum. Su saklanmalar olmasa olacakmis.Ama yarista mislarla mislerle isim olmaz.Yapacaktin kardesim.Saklamayacaktin kendini.

Ilkinde dilim yandi ya.Ikinci degisimde hizliyim.Bisikleti birak.Kos, torbani al dök içindekileri.Yelegi kaski çikar, torbaya tik.Çoraplar ayakkabi içinde, çikar giy.Ayakkabiyi geçir ayagina.Kosmaya basla. Kosarken sapkayi tak.Numarayi öne çevir.Bel kemerinden jei al hemen iç.Hop bir bakiyorum parkura girmisim bile.Zaman çok iyi 1dk 47 saniye.

Hedefim 5 pace yani satte 12kmh ile kosabilmek.Tüm yari maratonu 5 pace kosarsam çok gelisme gösterdim demektir.

Polar V800'üm 4:45 /:50lerde kostugumu gösteriyor.Tamam diyoum birazdan 5:15/5:30 lara düsecegim diyorum.Ilginçtir ki düsmüyrum tempomdan.Rahatim. Nabzim 140larda.O da iyi.Bakiyorum benim tempomda kosan beyazlar giymis biri var Yapisiyorum arkasina. Beraber gidiyoruz.Belki onun haberi yok benden ama ben onunla gidiyorum.Ancak ilk 5k dan sonra bizim beyazli cortluyor.Ben cortlamadim. 4:50 civarinda gidiyorum.Süperim.

Her istasyonda isotonik içiyorum.Planim 10k yi bitirdigimde bir jel daha almak.

Kosu parkuru neredeyse dümdüz. Çok ufak bir iki inis çikis var.Ancak genel düz.Kah yesillikle riçinden dere kenarindan trailde ama düz bir trailde kosuyoruz kah St Polten sokaklarinda meydanlarinda.Tempoya bak saga bak sola bak ilk turum bitiyor.Çok sevinçliyim. NV Arenanin etrafi seyircilerden dolayi kalabalik.Tribünler her ironman yarisinda ki gibi dolu.Gaza geliyorum.Elim belimdeki kemere gidiyor.Yillardir her yaris tasidigim Atam'in emaneti yerinde mi diye yokluyorumm.

Sehir içine girdigimde bizi seyretmeye gelen kari koca üyelerimiz MK ve Nuran hanimi görüyorum. Onlar beni taniyamamis olmali ki "Heyyyy burdayim" diye sesleniyorum.Çiglik çigliga tezarühat yapiyorlar.Bunca saatten sonra bir tandik yüz,isminin bagiriliyor olmasi çok büyük bir motivasyon.Belki okuyanlar bunu hayal edemeyebilir ama yarisanlar eminim su an kafa sallayip gülümsüyordur.

10k da bir jel daha atip ( atmak/çakmak  bizim jargonda yemek ) devam ediyorum. Ancak bacaklarimi agirlasmis hissediyorum.Artik 4.50 tempolari hizli geliyor.Nabizda sorun yok ama bacaklar kalkmiyor.Yaristan sonra analiz ettigimde görüyorum ki korkmusum. 5 pace'in hizli gelecegini düsünmüstüm. Evet, hayalim 5 pace kosabilmekti ama korkuyordum bu tempodan.Sehrin girisinde Haluk Babacan beni görüyor "haydi bastir ARB" diye bagiriyor elimi kaldirip selam veriyorum.nedense sessiz kaliyorum buna.

5:30 / 5:15 arasi gidip geliyorum.Hep gözüm birilerini ariyorum.Yine sehir içinde çigliklar kopuyor bu sefer Haluk Babacan ve Barbaros Mete'nin esleri Vera ve Ebru çiglik çigliga.Vera fotografimi çekmeye çalisirken 2 yil önce Norveçte üyem Dilek Baytan'in ben kosarken ARB dur dur resim çekicem demesi aklima geliyor.Gülüyorum kendi kendime sesli sesli.

Artik bitise dogru gidiyorum. NV Arenadan sesler ugultular derken Ironman spikerinin sesi daha net geliyor kulagima.Tribün düzlügüne girmeden önce ki düzlükte Önce nisanlim Göksuyu görüyorum sesleniyorum duymyor.Fena konsantre olmus.Arkasinda Sinan hocamiz var.O da baska bir dev adam.Tüm idmanlarda 110 kg den 95 kg ye indi.Meniskleri ( femur ve ulna kemikleri arasinda amartisör görevi yapan hilal seklinde ki kikirdak ) olmadigindan kosuda zorlanacak. 

  

Eh hadi onlar kosadursun deyip bitis düzlügüne girerken tempomu biraz daha artirip elim Atamizin emaneti Türk bayragimiza gidiyor.Bu bayrak bana yine ironman üyemiz Tarcan Kiper'in armaganiydi. Bir yarisda bir kaç tane almis.Bende kendiminkini nasilsa evde unuttugumdan bana hediye etmisti.Kosarken çikarip bir çirpida açip basimin üstünde sallayarak finise giriyorum.

  

Ne birinci ne de onuncuyum.Kaç yüzüncüyüm hala bilmiyorum.Birazdan bakar yazarim ama,o finisten yüzlerce alkislayanlar arasindan Türk bayragi ile geçebilmek sevinçnaralari atarak geçebilmek,baska bir heyecan,basla bir gurur.Eski okul arkadaslarim,tanidiklar sorup duruyorlar.Nereye kadar ARB diye.Ta ki yürüyemeyecek durumda olana kadar diyorum.Belki de o zaman baska türlü geçerim finisten.

Korktugum 5 paceden korkmama da gerek yokmus. 5:04 pace ile bitiriyorum yari maratonu.Kosu derecem 1:47. Toplamda 5 saat 20 dakika ile kendi rekorumu kiramasamda 28 Haziranda kosacagim Ironman için çok iyi bir deneyim oluyor bana.

 

Madalya almak isin her zaman zevkli anlarindan ama, en en kisa ani. Her sey bu metal parçasi için mi ? Tabii ki degil.Aylar süren idman,mental kazanimlar,idmanlarda ki tecrübeler dostluklar.Bunlar  çogu seye degisilmez.

Sporcu alaninda dinlenirken Ipek Onaran geliyor. Tebriklesiyoruz karsilikli.Laflarken zaman geçiyor.Jeff Illel geliyor. O da çok iyi geldi.Arkasindan üyelerimiz tek tek gelmeye basliyor.Kimi sarilip agladigini göstermek istemezken kimi pimi çekilmisçesine bosalyor hüngür hünür.Kimiyse güle oynaya geçiyor bitisten.Çok güzel duygular.

Sinan Hoca dizleri sis sekilde geliyor.Omuzda çaktirmadan aglayanlardan. Bana göre büyük is basardi.Dizlerinde amartisör olmaksizin 21k kosmaya çalismak çok ama çok zor.

Üstümü degistirip  Göksuyu bekliyorum. Kalçasinda ki agri kafami mesgul ediyor. Insallah bir sey olmamistir olmamistir diye dua ederken virajdan çikiveriyor.Surat ifadesi iyi.Hafiften gülerek geçiyor önümden bir kaç yüz metre sonra finise girecek.Girecegi yere geçip video çekmek için konumlaniyorum. Yanimda madalya veren kizlari görünce "al cep telefonumu çek,madalyayi bana ver" deyip degis tokus ediyorum.

Herkese nasip olmaz nisanlisina ironmande madalya takmak deyip bitise giren Göksunun saskin bakislari altinda madalyasini takip öpüyorum.

TIKLAYIP IZLEYEBILIRSINIZ 

 

Sira sira üyeler sökün ediyor.Sarilmalar, tebrikler devam ediyor.

38dk yüzme

2:45 bisiklet

1:47 kosu Toplam 5 saat 20 dakika ile kategorimde 148. olmusum simdi baktim.

Basta bu yilki antrenörüm Andrea Gabba'ya 

TREK Turkey

ON Shoes

POLAR Türkiye

ARENA 

COMPEX'e  her zamanki gibi tesekkür ederim. Onlarin destekleri benim için çok önemli.

Bir sonra ki yarista görüsmek üzere

Detayli fotograflara buradan ulasabilirsiniz

 

 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için