Anasayfa > ARB Blog

Blog

Ağu22

'Insanin hayalleri büyük olmali

 |  Kategori: Haberler  |  Yorum: 2 yorum

 'Insanin hayalleri büyük olmali

 "Insanin hayalleri büyük olmali ki onlari gözden kaybetmesin" demis Oscar Wilde

 Benim de hepinizin oldugu gibi hayallerim var. Var ve hep olacak.Bazilarini yaptim, bazilarini yapabilmek için ugrasiyorum bazilari ise hala yapilmak için sirasini bekliyor.

Usta'nin dedigi gibi onlari kendime göre büyük tutmaya çalisiyorum ki gözümün önünden kaybolmasin.

Yillarca Kürek çekerken Balkan sampiyonu olmayi hedeflemistim,Dünya sampiyonasinda madalya almak en büyük hayallerimdendi o siralar. Olimpiyatlarda yemin etmis olmak,tv de gördügüm sporcularla Olimpiyat oyunlarinda yarismak,baska spor dallarinda Dünya sampiyonalarinda yarismak hayallerimdendi.Sükür ki hepsini yaptim.Hayaller hala var, firsat oldukça saglik elverdigince devam edecegim.

Extreme Triatlon yarislarida bunlardan bir tanesi.

Geçen yil Norveçte katildigim yari mesafe extreem triatlon yarisi olan Aurland Extreme Triatlonu gerçekten zorluydu. Bu yaris için yazi yazmadigimi farkettim.Belki üstad Bora Baysal'in, kardesini ve beni o yarista filme çekip, kendi ironmen fimine konu  yapacagindan midir çok mu yoruldugumdan midir, hatirlamiyorum. Hatirladigim çok aci çektigim.

Abelard "Dünyada ki bütün insanlar en büyük aciyi kendilerinin çektigini sanirlar, oysa en büyük aciyi ben çektim" demis.Bende yarisi bitidigimde bu duygular içindeydim.

Geçen yil yaristan sonra Önder Aniltürk brom "bro madem bunu yaptin bak yen bir yaris var ThorXtri diye.Hatta siz Aurland de yarisirken 16 kisi test yarisini yaptilar.Seneye ilk versyonu yapilacak Norveçte.Eger Norseman kurrasi çikmaz ise gidelim burada yarisalim dedi.

Ben israrla Norseman kurrasinda çikacagimizi sanarak ( Önder 4 ben 3 yildir kurraya katiliyoruz) yok brom zaten Norseman'a gidecegiz dedim.Çikardi çikmazdi derken Önder ve geçen yil benimle Aurlanda yarisan Barkin ThorXTri yarisina yazildilar.

Tabi ki bende ki sans bollugundan bu senede Norseman kurrasi çikmayinca onlara bir daha görüsmemek üzere küsüp ( baska extreme yaris mi yok ? Ama tek ARB var, küstüm size ama haberiniz yok ) ThorXTri yarisina yazildim.

Extreme triatlon yarislarinin baslarinda yer alan extrem kisimlari sartlarin zorlugundan geliyor.Mesafeler yari (1.9 yüzme/90bisiklet/21kosu ) ve uzun mesafe ( 3.8 yüzme/ 180 bisiklet / maraton ) seklinde. Hatta bazilari biraz daha uzun.

Extreme Triatlon yarislarinda  yüzülen sular dondurucu sularda,ya çok çok dik çikisli bisiklet parkurlari var,veya daglarin zirvelerinde biten maratonlar seklinde.Tabi arada yagan kar,yagmur dolu ve esen 7/8 kuvvet rüzgarda isin kremasi oluyor.

Bu yarislar ayni yerde baslayip ayni yerde bitmiyor.Istanbulda yüzmeye basladin 226km sonra Bolu Hendekte bitecek bir yaris.Ekspedisyon tarzi anlayacaginiz.

Beslenme ve degisim noktalari yok.Her yarismacinin bir asistan ve arabasi olmasi lazim. Iste extrem uzun mesafe yarislarinin kilit noktasi.Yüzmeden çiktiginda seni alkislayan tek seyrici kendi asistanin.Seni soyup giydirecek yedirecek haydi selametle deyip bisiklete bindirecek. Sonra hiç sikilmadan 180km boyunca bazen arkandan, bazen 30km öteye gidip bekleme noktasina gidip sana yedireceklerini hazirlayacak,sonra geldiginde bacaklarina masaj yaparken bir yandan yemeni içmeni saglayacak.Bisiklet bittiginde yine seni giydirecek yedirecek içecek bisikletini arabaya yerlestirecek ve maratonun belkide bir kismini seninle kosacak. Kisaca yanliz bir yaris Seyirci yok Alkislayan gazlayan bagiran çagiran yok.Sadece asistanin ve sen.Belkide bir kaç asistan artik o maddi durumuna bagli :-)

Bu yarisa Önder Aniltürk Barkin Baysal ben ve sonrasinda Tarcan Kiper ile Bora Özdogan da kayit oluyor.Süre içinde Barkin sakatlaninca bana ve Önder'e asistanlik yapmaya karar veriyor.Tarcan ve Bora'nin asistanlari heniz 2 ay önce baska bir extreme yaris olan SwissMan'i bitirmis olan Özhan Öztürk esi Pelin ve Bora'nin kiz arkadasi Leyla.

Bu yarisa 150 kisi kayit oldu.Ancak kimileri yil içinde sakatalndi kimilerin isi çikti, kimileri ise belki de korktu 50 tanesi yaristan çekildi. Yaris sabahi 99 kisi start aldi. Çogu Norveçli.Soguga rüzgara dayaniklilar. Bizde Istanbulda son günlerde 30/35 derecede %89-90 nemde kendimizce yi hazirlanarak asil extreme tarafi yapmis olduk :-)

Bol günesli, nemli yapis yapis bir havadan,bulutlu kasvetli soguk buz gibi suyu olan Norveç'e git yaris.Saniyorum bizde bazi tahtalar eksik olsa gerek.

Çok da uzatmak istemiyorum.Start asagida ki fotoda göreceginiz Lysebotn Fiyordunda.Bizde diger tüm yarismacilar gibi burada kaldik. Zaten ufacik bir köy.Yaris sabahi 02:00 de kaktik.Odamizda kahvaltiyi yaptiktan sonra zifir karanlikta limana geldik.Zaten gece 02:00 de kalkmak altina mayo giyip soguk havaya çikiyor olmak akilli birinin yapacagi is degil.

 

Hemen bisikletimi yerine yerlestirip diger arkadaslarimla birlikte vazelinlerimizi sürüp 2 kat wet suitlerimizi giydik. Ellerde eldivenler,ayaklarda neopren patikler,kafada bone altinda yine neopren kalin bone. Hatta bazilarinda neopren balaklava.

Gece karanliginda bizi almaya gelen feribot yaklasirken asistanlarla kucaklasiyor olmanin psikolojisi bile kötü.Sanki dönmeyecekmisiz gibi karanligin içinde kaybolup gidecegiz.

04:00 de feribota biniyoruz Herkes stresli.Yarisin sahibi Thor ( onun ismide yarisin ismi ile ayni. Thor Vikinglerin tanrisi Odin'in oglu. Hani filmlerden tanidiginiz baltali yarma Thor, ama bizim yaris direktörü Thor gerçegine pek benzemese de 5 defa Celtman bitirmis ) start ani ile ilgili bilgiler veriyor. Su dalgali ise feribottan atlayarak baslayacagiz.Su düzse karaya çikip foto çekecegiz ve karadan suya girecegiz.Öylede oluyor. Karaya çiktigimizda iki taraftan yükselen Lysbotn fiyordunun 1km lk duvarlari altinda uzanan simsiyah su ve gökte ay ve bir adet parlayan yildiz.Görüntü muhtesem mi ,ölümüne korkunçu mu çözemedim. Orada düsündügüm sey su oldu; bunu ben yapiyorum.Benim gibi 98 kisi daha yapabiliyor.Korku benim içimde.Ani yasa ve bundan zevk al.Kaç kisi burada kör karanlikta yüzdü ki simdiye kadar?  Hiç kimse.

Zaten yarisi bitiren bizlere Thor'un söyledigi seyi daha iyi anliyorum. You're legend.

Tarcan ve Bora tüm yarisi birlkte gitme karari almislar. Barkin bize, "arkadaslar sizde yakin giderseniz size daha rahat asistanlik yapabilirim Aksi takdirde dagda basiniza br sey gelirse çok uzun beklemek zorunda kalabilrsiniz" dedi.Önder ile benim yüzmem es deger. Çagu yarista yanyana çiktik.Bisiklette benden biraz daha hizli.Kosuda ise ona yetismem pek mümkün degil. Ama bu yil bisikletimde kosumda daha çok gelisti.Ikimizde tamam dedik.

Yava yavas suya giriyoruz. Tarcan Bora ile draft yaparak kopmadan gitme karari aldilar. Biz Önder ile hiç böyle bir sey yapmadik ama degisim noktasina gelen digerini beklesin dedik.

Ve kabus basladi.

Start ani kötü degildi.Ancak saat kavramim koptu gitti.Iyi yüzdügümü düsünüyorum ilk yarim saat. Sonra kollarim agirlasti. Üsümeye basladim.Akabinde dislerim bir birine önce sürtmeye sonra vurmaya basladi. Nesef almak için döndügümde dislerimin takirtisini duyabiliyordum. Hep bitecek bu diye düsündüm. Ama nefes almak için hafif yukari baktigimda kapkaranlik siluet kayalar tepemdeyken pozitif düsünmek o kadar zordu ki.

Derken önce kalflarima sonra bacaklarima kramplar girmeye basladi. Sonra kollarim pazu kisimlarindan kasilmaya basladi. Arada durup gözlük çikartarak ne kadar kaldigina bakmaya çalisiyordum.Gözlügü iki elimle tutup kaldirmaya çalistigimda kollarimin kasilmasindan gözlük göüme 4/5 defa titreme araligi ile oturup kalkiyotdu.Mesefe kavramim tamamen gitmisti.O kadar kötü bir his ki....

Bir yil önce Aurland de 1.9k yüzüp 25. olarak sudan çikmistim. Çok iyi dereceydi.Ama titremekten giyinemeyip bisiklete binis anima kadar 102. siraya kadar düstüm.Orada ki üsümek bile degilmis diye düsündüm.Kötü düsünceler aklimin en uzak tarafina alip kulaç atmaya devam etmeye çalistim.

Lysebotn Fiyordu ilgnç bir yer. Dibine yaklasirken elektirik üreten br santral var.Tabii hidro elektrik.Bu da fiyorda tekrardan güçlü bir su salinimi yapiyor. Fiyordun dibi zaten kabus.Tam çikacagimiz yerde Fiyorda akan bir dere var.Buzlu karli sularin erimesi ile gelen bir dere suyu. Yani son demlerinde karaya çikmak istersen dondurucu soguklukta kafadan bir akintiya karsi yüzmek gerek.

Kerteriz olarak önce santrale dogru yüzün sonra karaya dönün böylelikle akintidan az etkilenirsiniz demisleri basta.Yahu kulacimi görmüyorum ne kerterizi.Arada Titanik filminde sudaki Di Caprio geldi aklima.Hemen uzaklastirdim aklimdan.Artik kollarim o kadar kasildi ki hareket edemiyordum.Sirt üstü dönüp samandirama sarilip bacak vurarak ilerlemeye çalistim.Bu sefer daha da üsüdüm hareketsiz kalinca. Tekrar döndüm 3/5 kulaç atinca her yerme yine kramplar kasilmalar girdi. Çenem zaten kilit haldeydi.Dön sirt üstü ayak, dön 5 kulaç at saatler sürdü gibi geldi.O anlarda tek düsündügüm sey durmamam gerektigiydi.Durursam önce uyusurum sonra durmak tatli gelir, hatta insan isindigini sanirmis."Hadi ARB hareket et hareket et" demeye çalistim sikili dislerimin arasindan.

"Basari dibe vurduktan sonra yeniden siçrayabildigin yüksekliktir" demis Churcill.bundan daha kötüsü olabilirmiydi Su an en dipteydim.Ne yapsam bundan daha iyi olacakti.Devam et edim kendime...

Elektrik santralini bir türlü geçemiyordum.Bitap düsmek,soguktan enerjisiniz kalmak böyle bir sey.Aslinda o anlarda geçirdigim ve H ile baslayan hastaligi kafamda düsünce olarak bile geçirmedim moralim bozulmasin diye.Kötü anlarda moral bozulugu çok kötüdür Insani alasagi eder.Esim Göksu "yarista bizi düsün" demisti.Onlarin gülüslerini düsündüm,sakalasmalari büyük oglumun kardesini kucakalamasi,Göksu'nun gözlerimin çine baka baka "risk alma" demesi....

Ellerim dibe deydigi anda kendime itiraf ettim. "Hipotermiye girdim".Hemen isinmam ve sivi almam lazim.Saniyorum beni Barkin aldi sudan.Nasil soyundum nasil giyindim hala hatirlamiyorum.Karaya ayak basinca tamamen biraktim kendimi. Sonra dediklerine göre Önder,Barkin Özhan hepsi soyup giyinmeme yardim etmisler. Hayal mayal hatirladigim BArkin'in ayagima çoraplarima geçirmeye çalismasiydi.

Yavas yavas çevremde konusmalari duymaya görmeye basladigimda üstüm giyinkti ancak hava sogutmali eski bir kaplumbaga motoru gibi titriyordum.Tarcan Önder ve Bora önümde gyinmsler bisiklet için hazirlik yapiyor gibiydiler.Barkin "bro buraya kadar artik gidemezsin" dedi. O an gidemezdim evet. Basimla onayladim ama içimden onaylamadim.Isinmam lazim diye düsünüyordim.Saglikli düsünmem için isinmam gerekliydi. Organizasyondan birileri gelip arabaya gidin diyerek ambulansi göstermisler Barkin'a. Koluma girip ambulansa götürdüler.Adamlar olacaklari tahmin ettiklerinden bir kaç ambulans orada içi sicacik hazir bekletiyorlarmis meger.

Oturdum ve Barkin'a "bro hazirladigimiz çorbayi getirir misin" dedim.Çorba geldi ama iki elimle tutmama ragmen titremesinden içemiyorum.Ambulansda ki Dr. ellerimi tuttu da öyle içtim.Titreye titreye içmeye devam ettim.O sirada sicak ortam ve çorbanin etkisi ile beynime de kan gitmeye basladi ve düsünebilir oldum.Önümde çok zor bir 180k var.Üstüne de maraton. Ben su an nasilim ? Iyiymiyim ? Bir bilgisayar gibi tüm vücudumumu taramama gerek yok.Çok halsiz bitkin ve üsüyor durumdayim. Barkinin devamli bro buraya kadar demesi kanima da dokunuyor. Yarisi birakmakta istemiyorum.Isindikça biraz daha kendime güvenir oldum.O arada kapi açildi Barkin ve yaris direktörü Thor'u gördüm. Thor nasilson dedi.Devam edeceksen 10dk sonra çikman lazim. Yaris organizasyonu bir yardim grubunu -ki bunlara Grupetto adini vermisler,Kopenhagdan Parise Tour de France'a bisikletle gitmisler yardim toplamak için- en son bisikletli çiktiktan sonra arkalarindan çikartacaklar ve tam cutt of saatine denk gelecek sekilde süreceklerdi.

Grupetto 10dk sonra çikiyor dedi. Tamam deneyecegim dedim.Biraz daha çorba içip disari çiktim.Yürüyüp kendimi test etmek için.Tamam yürümede bir sey denge nasil o da tamam. Dayaniklilik ii ih o biraz köfte. Ama iyi beslenirsem iyi hissederim dedim. Tamam dedim Barkin'a deneyecegim en azindan.

Tüm yarisin en son bisikletlisi olarak Grupetto ile -on grupetto sadece 1 bisiketliydi- bas basa tirmanisa basladik. Tirmanis ki ne tirmanis.Altta ki fotoa göreceginiz dagi zig zig çizerek tam 27 kere dönerek çikmaya çalismak. Arada 1.1k lik simsiyah ve içi neredeyse 90 derece dönen tünelden geçmek...

Uzun lafin kisasi berbat ve perisan hislerle bisikletle tirmanmaya basladim Tirmandikça isindim.Tünele girerken grupetto ile aram açildi. Ufak ufak arami açmaya basladim Aram açildikça moralim yerine geldi.En azindan adam beni geçemiyor diyordum.

Ancak tirmandikça rakim arttigindan bu seferde rüzgar faktörü çikti.Kayalik granit tepelerde devamli in çik yaparken heryerden kuvvetle esen rüzgar kah yandan kah kafadan dayanikliligimi ve irademi ölçmeye yemin etmisti sanki.

Ama bu ölçüm sadece rüzgarla kalmayacakti.

Derken bekledigim, ama hiç istemedegim yagmur sökün etti.Aninda iliklerime kadar islandim.Inerken dondum titredim,çikarken isinmaya çalistim.Yolumu gözlü camlarinin arkasindan hep damlali gördüm.Bu esnada Barkin bazen arkamda gitt bazen öne geçip Önderi kontrol etmeye gitti saniyorum.Arada su ve isotoniklerimi tüketip devamli Mekke hurmalarini atistirdim. Canim hiç jel bar istemedi.

Hep tek basima gittim.Bir kontrol noktasindan dönerken Barkini gördüm.Durdum isemek için.Simdi Tarcan ve Bora geçti.Önder de bira önlerinde dedi.Orada biraz keyfim yerine geldi. Oh dedim bisiklette iyi gidiyorum en azindan.Yine bol yagis altinda süratimi çok da fazla bozmadan iadere etmeye çalisarak devam ettim.Bir göl kenarindan geçerken girdigim tünel ve sonrasinda yen bir kontrol noktasindan tekrar tirmanmaya basladim ki bir asistan aracin 2 bisikletliye ikmal yaptigini gördüm.Birilerine yetismis olmak moralimi düzeltti.Baktim ki TArcan ve Bora bunlar. Özhan ve ilarda yeek veriyor onlara.Hemen durdum.izlar tuzlu bir sey verin bana dedim. Sag olsunlar. Pite girmis F1 aracina nasil muamele yapiliyor orada anladim.KAhveler çaylar tuzlu tatli sandeviçler.Masaj yapmalar.Rüya gibi.Sandeviçi yerken bir yandan tuzlu bademler bogazimda asagia inebilmek için siraya dizildiginde,Özhan "ARB bir fotonu çekeyim Göksu çok merak içinde" dedi. Çek dedim parmaklarimi kalp yapip.

   

 

Tarcan ve Bora benden önce çiktilar.100. km civarinda onlari yakaladim.Bundan sonra hep birlikte gittik. Baska yarisçilari geçtik.Bazen beslenme için duran yarismaciyi geçiyoruz ama biz durdugumuzda o bizi geçiyordu.

Bir sonraki ikmal için durdugumuzda AROMA meyve suyu rüyami süslüyordu.Tam bir seyler yiyorduk ki 6 bisikletçiden olusan Grupetto simsek gibi geçti.Eyvah dedik cut off'a yakalanacagiz. Hemen bisikletere atlayip yakalamya çalistik. Yakaladik ama nabizlar kadanslar maximumda.Yagmur rüzgarda cabasi.Meyve suyu içme düsüncem yine rüya olarak beynimin bir tarafini mesgul etmeye devam etti durdu.

Bir yokus çikarken tama dedim artik çikamayacagim. Bu adamlar çok hizli.Eyvah dedim cut off'a kalacagim galiba.Son gayretle peslerine takildim.Hop bir kontrol noktasi ve adamlar durdu indiler.Ne oluyor diyerek bi yolumuza devam ettik.Meger adamlar 15/20k bastira bastira binip kontrol noktasina geldiklerinde inip bisikletleri araçlara yükleyip bir iki kontrol noktasi sonra tekrar biniyorlar. Yaaa kardesim bende sandim 180k çevirecekler.Hem güldüm kendi kendime hem de keyiflendim.Bisikletin son 40/50k Tarcan ben Bora birlikte gittik.Hep rüzgara karsi.180k lik ve 2300m total tirmanisli bisiklet parkurunun 140km si boyunca saganak yagmurda gittik.Yagmurla birlikte kafa rüzgarlari gerçekten simizi çok zorlastirdi. Ama asistanlarimizin özenle hazirlanmis olmasi,dikkatli yiyip içmemiz bisikleti saglam bitirmemizi getirdi bize.

T2 yani bisiklet degisimi alanina girdik.Rüzgar altinda giyinmeye çalisirken Barkin "Bro sabahtan bu yana yaslanmissin yahu dedi.Hah dedim iyi moral oldu bu :-)

Amak gerçekten moralim iyiydi.Suda ne haldeydim. Çiktigimda beynim bile donmus yaadaiklarimi su an bile hatirlamazken 180k çok agir sartlar altinda bisiklete binmistim.Iyiyim bro deyip sponsorum AROMA'nin karisik meyvelerisini bir sokuda diktim kafaya.Özhan ve ekip T2 yi bizler için çok iyi hazirlamislar. Baska yarismacilar portatif masa sandalye bile getirmisler. VAaay dedim kiyakmis bunlar.Önder de burada:hepimizi bir yandan soyunup maraton için giynirken bir yandan da agzlarimiza bir seylr tikistirip duruyoruz.

 

Önder erken geldiginden kosmaya basliyor.Bir süre sonra Tarcan ben ve Bora Grupetto ile birlikte foto çektirip maraton için ilk adimlaimizi atiyoruz.

 

"Arkadaslar asistan aracimizi 12.k da görecegiz bence 12 k hiç durmadan kosalim. Sonra yer içeriz sonra yarida yani 21. k da duralim. Sonra 30 ve en son 35 de durur sonrasinda insallah finisi görürüz" diyorum. Tamam diyorlar. 

6.00/6:15 pace civari kosmaya basliyoruz. Sirtta çantalariniz çinde su,jel,kafa lambasi,yagmurluk gibi zorunlu malzemelr var. Benimkinde ise her zaman ki gibi Türk bayragim özenle katladigim seklinde duruyor.

Issiz plajlardan geçiyoruz.Kosuda da önümüzden çikan bir kaç yarismaciyi geçip ilerliyoruz.Çok güzel bir tahta köprüden geçiyoruz. Sonra "yahu bir daha nerde geçecegiz arkadaslar durun biri foto çekelim" diyorum.Kimse hayir demiyor. O fotolar buradan :-)

10.km de isaretler yok oldu.Yol çatal saga mi gidecegiz sola mi derken aklima GPS li saatime yükeldigim rota geliyor.Bu tip yarislarda organizasyon yaristan önce bisiklet ve kosu parkurunun GPS datasini paylasir.bende hem bisiklet bilgisayarim V650'ye hemde kolumda ki POLAR V800'e yüklemistim.Hemen kosu rotasini açip dogru yolu buluyorum. Arkadan gelen yarisçi da bize duaci oluyor.

12. km de Özhan ve ekip bizi karsiliyor.Mideyi doldurup aynen devam ediyoruz.Barkin ve Önderi soruyorum. Önder halen geçmemis.Barkin'da ona aramaya gitmis. Allah Allah nerede olabilir biz onu hiç geçmedik ki ?

Bu sefer hedef yari maraton.Her 10k da pace'in düsecegini biliyorum ama 3 kisi kosunca moral daha yüksek.21'e geldigimizde Coca cola,Aroma ve sandeviçe hücuüm edyorum.Tuzlu krikerleri elime yedekleyip devam etmeden Önderi soruyorum.Hala yok.Barkin'da onu aramakla mesgul. Sanirim benim bizimde yolu bulamadigimiz yerden yanlis yöne sapti.

Tarcan 28'i görsem rahatliyacagim diyor. Ben 30'u görünce içim rahat edicek diyorum.Içten içe patlamaktan korkuyoruz.Dile kolay 15/16 saattir makine gibi çalisiyor vücut.Yorgunluk tüm vücudumu sardi.Ancak beyin öyle bir organ ki tüm vücudu tamamen kapatabilir veya tamamen uyanik tutabilir.Yaptigimiz uzun idmanlarda kaslarin yorgunlugunu beyin denen organa alistirmak gerekir.Onun iflas etmemesi ise tamamen düsüncelerimizdedir.Yillarca mottom olan "I want I can" Istersem yapabilirim'i biraz modifiye edip "Yoruldugum zaman durmam bitirdigimde dururum'a çevirmistim.Iste bu yüzden içimden durmak yok hedef km'ye kadar durmak yok diye kurulmus plagi kafamin içinde döndürdüm durdum.

ve 30'a geldik.Artik btis Olan Stavengere köprüden girdik. Yaklasik 12k sonra bitise gelecegiz.Çok hizli bir atistirma molasi.Özhan bizle 1k kadar kosup motive etti çekim yapti.Klasik Önderi sorduk.Sehirin girisinde ki köprüden geçtigini söylemis organizaston. BArkinda oraya gitmis hemen.Germizde olduguna göre kesin kayboldu hükmünüveriyoruz.Yola devam.Hava yavastan karamaya basladiginda Stavenger'n açik deniz kiyisini dantel gibi isleyerek kosuyoruz. 35K da kisa yine çok kisa bir molada asistanlarimiza hadi finiste görüsürüz diyerek son 7k için daliyoruz yola.dantel devam ediyor. Köprü altindan geçerken heeeeey Türklerrr diye bagiran Barkin'i görüyoruz.Agzimizdan çikan ilk laf Önder nerde oluyor.Köprüyü geçmis ama hala bulamiyorum diyor.Hay Önder bro sanirim o da Tarcan ve Bora gibi saatine rotayi yüklememis.

 

Arada Boraya kaçinci kilometredeyiz diyorum zira onun total kilometresi ile bende haritanin kilometres arasinda 2.75k fark var.Içten içe insallah Bora'nin ki dogrudur diyorum.Meger Bora ve Tarcan da ayni düsünceler içindeymis.Son kilometreye girerken zifiri karanlikta kafa lambalarimizin isiginda Özhan Pelin ve Laleyi ariyor gözlerimiz. Yoklar. Içimde bir kusku. Acaba benim saatin km si mi dogru. Hay Allahim öyleyse en batan sonra 44km kosmus olacagiz.

Artik son metreler ne asistan var ortada ne finis.Aklima Kim S.Robinsonun lafi geliyor "Gerçek maceranin özelligi yasandigi sirada hiç eglenceli olmamasidir"  Oglum ARB diyorum kendime 2 k seni öldürmez güçlendirir. Hadi bosver.

 

 

43.km de Özhanin kafa lambasi isiginda Pelin ve Leylayi görüyoruz.Çiglik çigligalar sanki finise geldik.Ellerinde telefonlarla kah foto çekmeye çalisiyorlar kah video.Hiç durmadan hep birlikte kosuyoruz.Son kumasala girerken orada yasayan 20 yillik arkadasim Tunçta katiliyor bize.Kumsaldan huzmeli isiklarin ardindan efsanevi 3 kilici görüyoruz.Yarisi bitirmek için o kiliçlara dokunup 200m ötedeki finise girmek gerekiyor.ellerimizde 3 tane Türk bayragi dalgalandira dalgalndira kosuyoruz kiliçlara.Fotolar  videolarin ardindan 200m ötedeki finis hattindan geçerken tüm ekip Bayraklarimiz havada Thor'u alt ediyoruz.

18 saatlik serüvenimizde Viking tanrisi Odin'in oglu Thor elinde ki çekicini çivisini,simsegini yildirimi elinde ne varsa üstümüze bosaltti durdu.

 

Bundan sonrasi sevinmeler kahkahalar,sarilmalar esleri, yakinlari aramalar.Buralari anlatmak bence yersiz.O taraflar bize kalsin.Zira böyle bir yarisin maceranin en anlatilasi yeri, her zaman  yarisin kendisi ile iç hissiyatlar olmustur.

Yarim saat sonra Önder geliyor.Bromuz ayni düsündügümüz yerde kaybolmus. Artik 50k mi kostu 60k mi bilmiyoruz ama sonuçta fazlada kossa o da bir Thor Legend oldu bizler gibi.

Hep sorarlar kaç para aldiniz ne kadar kazandiniz diye.ben hep kol saati derim biraz manidarca.Bu sefer madalya da yoktu.Yakin arkadaslara dedigim gibi eglenmeye birasina geldik. Sonunda ev yapimi Thor marka bira ile çok sik bir kemer kazandik.Ama asil kazanim benliklerimizde oldu.

 

Klasik her yazimda hep birilerine tesekkür ederim. Bu klasigi bozmayacagim.

Çok kisa zamanda beni neredeyse düsünmeden desteklemeye karar veren AROMA

18 saat boyunca bizi besleyen, moral veren, masaj yapan, eslerimize haber salan Özhan Pelin Barkin Ve Leyla'ya

Elin Norveçinde yaristan sonra bize evini açan ahçiligida varmis dedirtip yedirip içirten Tunç Liman'a

Hiç bir zaman niye yaeisa gidiyorsun demeden hep destek ama Tam destek veren sevgili esim Göksu ve ogullarima çok tesekkür ederim. Gerçekten sizler olamdan bu yaris bu sefer olmazdi.

 

 detayli fotolar burada tiklayiniz 

 

 

 

 

Bu yazı hakkında toplam 2 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Eray
Yazan: Eray   27.08.2017 21:00:52 - 21:00:52Bir nefeste okudum, harika bir tecrübe. Neler çektim, neler geldi basima diye baslik atmak gerek. Daha da büyük tecrübeler bekliyor sirada belli ki. Tebrikler! Gururumuzsunuz!
Seçkin Eren
Yazan: Seçkin Eren   28.08.2017 15:08:25 - 15:08:25is yerinde ögle arasinda okudum. gözlerim doldu resmen!!! müthis bir azim...

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için